İçeriğe geç

Araba pazarı nedir ?

Sezu okuyucularına özel bu yazımızda “Araba pazarı nedir” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.

Kayseri Pazar Hangi Gün? Bir Şehrin İçinde Kaybolan Bir Sabahın Hikâyesi

Bazı sabahlar insanın içi nedensiz bir ağırlıkla uyanır. O gün de öyleydi. Pencereden içeri giren ışık bile sanki yarım kalmış bir cümlenin ucundan sarkıyordu. Defterimi açtım ama yazacak bir şey bulamadım. Sonra aklıma tek bir soru düştü: Kayseri pazar hangi gün?

Bunu gerçekten öğrenmem gerekiyordu. Ama sadece gününü değil… sanki o sorunun içinde bir şey daha vardı; kaçırdığım bir ritim, kaçırdığım bir hayat parçası gibi.

Bir Pazarın Peşine Düşmek

Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biri olarak pazarı hep bir “gidilecek yer” değil, “rastlanacak hayatlar” olarak gördüm. Ama son zamanlarda hiçbir yere yetişemiyordum. Günler birbirine karışmıştı. İçimde sürekli ertelenen bir şey vardı.

O sabah mutfakta çayımı koyarken telefonumu açtım ve tekrar yazdım: Kayseri pazar hangi gün?

Cevap aslında basitti: Kayseri’de mahalle pazarları haftanın farklı günlerine yayılırdı. Ama benim için mesele gün değilmiş gibi hissediyordum. Sanki o soru, bir şeyleri kaçırdığımı hatırlatıyordu bana.

Annem mutfaktan seslendi:

“Bugün çıkıyor musun?”

Çıkmak… Evet, çıkmalıydım. Evden, zihnimden, bu durgunluktan.

Eski Bir Pazaryerinin Kokusu

Çocukken pazar günlerini severdim. O zamanlar Kayseri pazar hangi gün diye düşünmezdim bile, çünkü her şey zaten belliydi. Annemin elini tutar, sabahın erken saatlerinde pazara giderdik. O zamanlar pazaryerinin kokusu bile başka gelirdi bana.

Domateslerin kırmızısı daha parlak, yeşilliklerin tazeliği daha canlıydı. Satıcıların sesleri bir kakofoni değil, bir şehrin kalp atışı gibiydi.

Şimdi aynı yerlere gittiğimde o ses biraz daha uzak geliyor. Sanki şehir büyüdükçe ben küçülmüşüm gibi.

Kayseri Pazar Hangi Gün? Öğrenmek Değil Hatırlamak Gibi

Evden çıktığımda içimde tuhaf bir kararlılık vardı. Sanki sadece bir pazar günü aramıyordum. Bir şeyi geri çağırıyordum.

Otobüste yanımda oturan yaşlı bir amca telefonla konuşuyordu:

“Yarın Talas pazarı var, erken git.”

O an kulaklarım daha dikkatli duymaya başladı. Demek ki mesele sadece Kayseri pazar hangi gün sorusu değildi; mesele, hayatın hangi gün nerede aktığını bilmekti.

Kendi kendime güldüm. Ne kadar basit bir bilgi, ama ne kadar büyük bir boşluğu dolduruyordu.

Pazarın İçinde Kaybolmak

İlk gittiğim pazar Erkilet tarafındaydı. Daha önce de gitmiştim ama o gün farklıydı. Sanki ilk defa gidiyordum.

Tezgâhların arasına girince her şey birden hızlandı. İnsanlar, sesler, renkler… hepsi birbirine karıştı. Ama içimde garip bir yavaşlık vardı.

Bir teyzeye domateslerin fiyatını sordum. Gülümsedi:

“Evladım bugün çarşamba, burası çarşamba pazarı.”

İşte o an tekrar düşündüm: Kayseri pazar hangi gün?

Cevap sadece bir gün değilmiş. Şehrin kendisi bir takvimmiş aslında.

Yanlış Günde Doğru Hissetmek

O gün pazara “yanlış günde” gitmiş olabilirim ama içimde tuhaf bir doğru his vardı.

Bir köşede poşet taşıyan bir çocuk gördüm. Annesinin arkasından yürüyordu, sürekli bir şeyler sayıyordu. Belki fiyatları, belki de alınacakları.

O an kendimi onda gördüm. Bir şeyleri hesaplamaya çalışan, ama neyi hesapladığını tam bilmeyen biri.

İçimden “ben neyi kaçırıyorum?” diye sordum.

Cevap gelmedi.

Bir Günün İçinde Saklanan Cevap

Akşam eve döndüğümde telefonumu tekrar açtım. Bu kez daha dikkatli baktım.

Kayseri’de pazarlar haftanın farklı günlerine yayılmıştı. Her mahalle kendi gününü yaşıyordu. Bir düzen vardı ama herkesin takvimi farklıydı.

O an anladım ki Kayseri pazar hangi gün sorusu aslında tek bir cevabı olmayan bir şeydi. Herkesin hayatına göre değişen bir ritim vardı.

Ve belki de ben, kendi ritmimi kaybetmiştim.

Bir Tezgâhın Önünde Durmak

Ertesi gün Talas pazarına gittim. Bu kez doğru gündü.

Kalabalık daha yoğundu. İnsanlar acele etmiyordu ama sürekli hareket halindeydi. Sanki herkes bir şeyin peşindeydi ama kimse neyin peşinde olduğunu tam bilmiyordu.

Bir tezgahta incirler dikkatimi çekti. Satıcı, “tatlıdır, bugün yeni geldi” dedi.

Bir tane aldım. Isırdığımda içimden bir şey çözüldü. Küçük ama gerçek bir an.

O an düşündüm: Belki de hayat da böyleydi. Doğru gününü bulduğunda bile tam olarak “doğru” hissettirmeyen ama yine de güzel olan şeyler vardı.

Kaybolmuş Günlerin İçinde Kendimi Bulmak

Pazardan çıkarken kalabalığa baktım. Herkes kendi hikâyesinin içinde yürüyordu. Kimse kimseyi beklemiyordu ama kimse de yalnız değildi.

İçimdeki ağırlık biraz hafiflemişti.

Kayseri pazar hangi gün diye başladığım yolculuk, aslında hangi günün benim için “gerçek” olduğunu bulmaya dönüşmüştü.

Bazı günler yanlış başlar, ama doğru hislerle biter. Bunu o gün öğrendim.

Defterin Son Sayfası

Eve döndüğümde defterimi açtım. Uzun zamandır ilk kez yazdım:

“Bazen bir pazar gününü bulmak, kendini bulmaktan daha kolay değil.”

Kalemi bıraktım.

Ve ilk kez uzun zamandır içimde sessiz ama net bir şey hissettim.

Kaybolmuş değildim.

Sadece hangi günün benim günüm olduğunu yeniden öğreniyordum.

Sitemizden Önerilen: Garsonun diğer adı nedir ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://mamafih.com.tr https://allbirds.com.tr https://eklektika.com.tr Sitemap
vdcasino