Hoş geldiniz! Bu yazıda Sezu olarak Pireye kızıp yorgan yakmak ne demek hakkında merak edilenleri toparladık. Pireye Kızıp Yorgan Yakmak: Edebiyatın Küçük Sebepler ve Büyük Kayıplar Üzerine Anlattığı İnsan Hikâyesi Edebiyat, insanın kendisiyle ve dünyayla kurduğu en derin hesaplaşma alanlarından biridir. Bir kelime bazen bir hayatı değiştirebilir, bir cümle yıllarca unutulmayacak bir duyguyu taşıyabilir, bir hikâye ise insanın kendi içindeki görünmez çatışmaları görünür hâle getirebilir. Çünkü edebî metinler yalnızca olayları anlatmaz; insan davranışlarının ardındaki korkuları, tutkuları, öfkeleri ve çelişkileri de açığa çıkarır. Bu nedenle günlük hayatta sıkça kullandığımız “pireye kızıp yorgan yakmak” deyimi de yalnızca bir öfke hâlini anlatan basit…
Yorum BırakSerin Bilgi Esintisi Yazılar
Evde Fosil Bulundurmak Yasak mı? Fosiller Üzerinden İktidar, Hukuk ve Yurttaşlık Tartışması Bir taş parçasını elimize aldığımızda çoğu zaman yalnızca eski bir nesneye dokunduğumuzu düşünürüz. Oysa bazı nesneler, yalnızca fiziksel varlıklarıyla değil, taşıdıkları anlamlarla da siyasal bir değer kazanır. Bir fosil; milyonlarca yıllık bir yaşamın izi, bilimsel araştırmanın konusu ve aynı zamanda devletlerin koruma politikalarının içine aldığı bir doğal miras unsuru olabilir. Peki bir insanın evinde bir fosil bulundurması neden siyasal bir tartışmanın konusu haline gelir? Bir kaya parçası nasıl olur da hukuk, devlet otoritesi, mülkiyet hakkı ve kamusal çıkar gibi kavramlarla ilişkilendirilir? Bu sorunun cevabı yalnızca “yasak mı, değil…
Yorum BırakEhliyet İçin Biyometrik Fotoğraf Kaç Ay Geçerli? Fotoğrafın Ötesinde Bir Öğrenme Hikâyesi Bugünkü yazımızda Sezu olarak Ehliyet için biyometrik fotoğraf kaç ay geçerli hakkında kapsamlı notlar paylaşıyoruz. Öğrenmek bazen büyük bir sınıfta, bazen direksiyon başında, bazen de nüfus müdürlüğüne gitmeden önce küçük bir ayrıntıyı araştırırken gerçekleşir. İlk bakışta “Ehliyet için biyometrik fotoğraf kaç ay geçerli?” sorusu yalnızca bürokratik bir işlem gibi görünebilir. Oysa bu basit soru bile insanın bilgiye nasıl ulaştığını, bilgiyi nasıl doğruladığını ve öğrendiği şeyi gerçek hayatta nasıl kullandığını düşünmek için güzel bir başlangıçtır. Bir bilgiye ihtiyaç duyduğumuzda çoğu zaman önce hızlı bir cevap ararız. Fakat öğrenmenin gerçek…
Yorum BırakKapadokya Yeraltı Şehri Nasıl Bulundu? İnsan Zihninin Derinliklerine Açılan Gizli Bir Keşif Hikâyesi İnsan davranışlarının ardındaki görünmeyen nedenleri düşündüğümde beni en çok etkileyen şeylerden biri, geçmişte insanların korku, merak, ihtiyaç ve umut arasında nasıl kararlar verdiğidir. Bazen tek bir duvarın arkasında saklanan bir oda, yalnızca tarihsel bir keşif değildir; aynı zamanda insan zihninin belirsizlik karşısında nasıl çalıştığının da bir göstergesidir. Kapadokya yeraltı şehirlerinin keşfi bana her zaman şu soruyu düşündürür: Bir insan, yaşadığı dünyanın görünen yüzünün altında başka bir gerçeklik olabileceğini nasıl hisseder? Bugün Kapadokya yeraltı şehirleri denildiğinde akla özellikle Derinkuyu ve Kaymaklı gibi devasa yeraltı kompleksleri gelir. Bu şehirler,…
Yorum BırakNesrin Kopuz nereli? Bu sorunun peşinde dolaşan bir merakın izleri Sezu ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Zülküf kopuz kimdir, nerelidir” konusunu sade bir dille anlatıyoruz. Nesrin Kopuz nereli? Son zamanlarda bu soru zihnime takılıp duruyor. Basit gibi görünen ama aslında içinde çok katmanlı bir merak barındıran bir soru bu. İstanbul’da yaşayan, 27 yaşında, gündüzleri bir ofiste çalışan, akşamlarıysa evine döndüğünde bilgisayarın karşısına geçip düşüncelerini yazıya döken biri olarak bazı isimlerin sadece bir kişiyi değil, bir hikâyeyi temsil ettiğini hissediyorum. Bugün Nesrin Kopuz nereli sorusu bana sadece bir coğrafya arayışı gibi gelmiyor. Sanki bir karakterin geçmişine, köklerine, hatta bugün nasıl biri…
Yorum BırakBugün Sezu ile Borsada al sat tavsiyesi suc mu arasında kapsamlı bir bağ kuruyor, konuyu farklı yönleriyle açıyoruz. Borsada Al Sat Tavsiyesi Suç Mu? Ekonomik Bir Bakışla Risk, Bilgi ve Piyasa Dengesi Kaynakların sınırlı, ihtiyaçların ise sonsuz olduğu bir dünyada her karar aslında bir vazgeçiş içerir. Elimizdeki para, zaman ve bilgi miktarı sınırlıdır; bu nedenle yaptığımız her seçim başka bir ihtimalden vazgeçmek anlamına gelir. Bir insan bugün parasını bir hisse senedine yatırdığında aslında yalnızca bir finansal araç satın almaz; geleceğe dair bir beklentiye, bir hikâyeye ve kendi kararının sonuçlarına yatırım yapar. Bu nedenle borsada “al”, “sat”, “bekle” gibi yönlendirmeler sadece…
Yorum BırakKalp Günde Kaç Litre Kan Pompalar? Ekonominin Kalp Atışları Üzerinden Kaynak, Değer ve Refah Analizi Hayatta karşılaştığımız en temel gerçeklerden biri, kaynakların sınırlı olduğudur. Zamanımız sınırlıdır, enerjimiz sınırlıdır, doğal kaynaklarımız sınırlıdır ve hatta bedenimizin kullandığı biyolojik kaynaklar bile belirli bir denge içinde yönetilir. Bir insanın kalbi her gün binlerce litre kanı dolaşıma gönderirken aslında küçük bir ekonomik sistem gibi çalışır: sınırlı enerjiyle maksimum faydayı üretmeye, değişen ihtiyaçlara uyum sağlamaya ve kaynak dağılımını sürekli optimize etmeye çalışır. Bu noktadan bakıldığında “Kalp günde kaç litre kan pompalar?” sorusu yalnızca biyolojik bir merak değildir. Aynı zamanda kaynak kullanımı, verimlilik, sürdürülebilirlik ve karar mekanizmaları…
Yorum Bırakid=”k25t7f” Zeus Hera’ya Nerede Aşık Oldu? Bir Aşkın Başlangıcı Kayseri’de, 25 yaşımda, bazen hayatı sorgularken bazen de içimdeki duyguları kağıda dökerken buluyorum kendimi. Son zamanlarda, eski Yunan mitolojisini biraz daha derinlemesine okumaya başladım. Zeus ve Hera’nın hikayesi, özellikle de onların ilişkisi, beni en çok etkileyen konulardan biri oldu. Ne de olsa, tanrılar da insan gibi duygular yaşıyor, acı çekiyor, birbirlerine aşık oluyor. Zeus’un Hera’ya aşık olduğu o anı düşününce, içimde bir şeyler kıpırdıyor. Nasıl bir duygu olabilir ki bu? Bir yanda tanrısal kudret, diğer yanda insan gibi bir aşkla yanıp tutuşan bir kalp… Hem heyecanlanıyorum hem de biraz hayal kırıklığına…
Yorum BırakKülhancı ve Natır Nedir? Osmanlı Hamam Kültüründen Günümüze Kalan İki İlginç Meslek İstanbul’da yaşarken bazen yürüdüğüm eski sokaklarda, taş duvarlı binaların arasında geçmişten kalan küçük izlere rastlıyorum. Bir kapının üzerindeki eski bir kitabe, yıllardır açılmayan bir dükkân tabelası ya da bir semtin hâlâ yaşattığı eski bir gelenek… Böyle anlarda insan ister istemez düşünüyor: “Bu şehirde kimler yaşadı, kimler çalıştı, hangi meslekler vardı da bugün isimlerini bile zor hatırlıyoruz?” Külhancı ve natır kelimeleri de tam olarak böyle geçmişten gelen, bugün çok fazla duyulmayan ancak Osmanlı şehir hayatında önemli bir yere sahip olan meslekleri anlatır. Özellikle hamam kültürüyle bağlantılı olan bu iki…
Yorum BırakKuranı Kerim Hangi Kelimeyle Bitiyor? Son Ayetin Ardındaki Derin Anlam Kur’an-ı Kerim hangi kelimeyle bitiyor? Bu soru ilk bakışta basit bir bilgi sorusu gibi görünebilir. Fakat aslında cevabı, sadece bir kelimeyi öğrenmekten çok daha fazlasını ifade eder. Çünkü kutsal metinlerin başlangıçları kadar sonları da önemlidir. Bir kitabın son cümlesi, bazen bütün anlatının son mührü gibidir. Kur’an’ın son kelimesi de bu açıdan oldukça dikkat çekicidir. Kur’an-ı Kerim, Kur’an-ı Kerim Nas Suresi ile sona erer ve son kelimesi “en-nâs” (الناس) kelimesidir. Türkçe karşılığıyla “insanlar” anlamına gelir. Yani Kur’an’ın son kelimesi, insanı işaret eder. Bana göre burada çok güçlü bir mesaj var. Binlerce…
Yorum Bırak